Bugününüz için bir şeyler yapmayı unutmayın…

Bitenler hep can acıtır… neden…?
…çünkü bitenlerin hep bitmemesi gerekenler olduğu düşünülür de ondan…
Bazen de bitenler sevindirir… neden…?
…çünkü bitenlerin hep hayatımızdan gitmesi gerekenler olduğu düşünülür de ondan…

Halk arasında bilinen bir tabir vardır. “Her bitiş, yeni bir durumun başlangıcıdır” şeklinde.
Psikolojide de böyle bir ilke var sevgili okurlar… her ulaşılmak istenen hedef, aslında başka bir şeyin sonudur. Ve aynı durum farklı bir sürecin başlangıcıdır da…
İlk duyulduğunda biraz karışıkmış gibi geliyor.
Diyelim ki hayatımız boyunca bir takım idealler ve hayaller uğrunda koşturduk durduk. Gece demeden, gündüz demeden çalıştık. Kendimize ulaşılacak bir standart belirledik. Bu standart için, aradan geçmesi gereken zaman sürecini hesapladık. Derken yıllar geçti… günler, aylar su gibi akıp gitti… ve… ve sevindirici sonuç…! “Nihayet oldu…!” işte tam da istediğimiz yerdeyiz…
İnsan organizması ve yaşamın kurulum mantığı çok ilginç. Bir yandan üretiyoruz, uğraşıyoruz, koşturuyoruz, didiniyoruz, yoruluyoruz… ama… ama üretirken aslında başka şeyleri de tüketiyoruz.
Üretirken tüketen bir varlık olmak, kaygan bir zeminde düşmeden ayakta durmaya çalışmak gibi bir durum aslında… çünkü ulaşılması hedeflenen her amacın, bizden alıp götüreceği bir çok şey olabilir. Bu normaldir de.
Okulumuzdan mezun olmayı hedefleriz… aradan yıllar geçer… mezun oluruz… üreten kişi oluruz… ama diğer yandan kendi içimizde tükettiğimiz başka süreçler vardır. Sahip olduğumuz “zaman” gibi…”ömür” gibi…
Koşturup dururuz bir sıkıntıdan kurtulmak için… kurtuluruz da nitekim… bir şeyleri ele geçiririz belki evet… ama neleri tüketerek…?

Son günlerde aldığım bir mail dikkatimi çekmişti. Benzerleri de zaman zaman geliyor doğrusu… herkes bir şeylerin peşinde… herkesin kendisine göre bir yaşam planı var. Kişinin kendi hayatını planlamasından, kendi igi-beklenti ve ihtiyaçlarına göre kurgular geliştirmesinden daha doğal hiçbir şey olamaz bence.

…peki doğal olmayanı ne…? Ya da tüm bunların arasında gözden kaçan…?

BU GÜNÜMÜZ…!


Kimileri geçmişe takılarak, sürekli geçmişten çekip aldıklarını bugüne taşıyarak, kendi elleriyle, kendi hayatlarını yaşanmaz hale getiriyor.
Kimileri de gelecekteki yaşanacaklar uğruna, bugününden vazgeçiyor…
Doğru olanı ne…?
Her ikisini de harmanlayarak, sağlıklı bir biçimde yaşamaya gayret etmek.
…şöyle ki… geçmişte yaşananlar “geçmiştir”. Yani adı üzerinde “geçmişte kalmış”tır. Onları alıp alıp getiren, bugüne yerleştiren bizleriz. Herhangi bir olay, durum, sıkıntı, zorluk, öfke, kızgınlık,…vs. her duygu, yaşandığı zamana aittir. O gün, o günkü ruh hali, o günkü anlama ve algılama süreçleri, o günkü sosyal ve ekonomik koşullar içinde anlamlı ve önemlidir. Yaşanan ve o günkü şartlarla anlamlandırılan bir olayın, bugünümüze taşınması ve bugün de geçmişteki gibi bizi etkilemesi olanaksız görünüyor doğrusu. Fakat bir çok kişi, falanca zamanda yaşadığı olumsuzluğu niçin taptazeymiş gibi hissedebiliyor…?
Çünkü bilinçaltı onu beslemeye ve büyütmeye devam ediyor. Kişilik yapısı, yetiştirilme şekli, olaylarla baş etme yeteneği gibi bireysel süreçler devreye giriyor. Böylece benzer durumlara, birbirinden farklı tepkiler veren insanlar ortaya çıkıyor.
Geçmiş vardır… ama yaşananlar artık orada kalmıştır. Temel prensip bu olmalı sevgili okurlar… geçmiş kendi kendine atlayıp da şu anımıza gelmez… gelemez… onu olduğu yerden itina ile alıp getiren bizlerin patolojileridir tamamen. Demek ki geçmiş vardır… ama olayın gerçekleştiği yaşam dilimi içinde anlamlı ve önemlidir. Ve geçmiş, geleceğimize ışık tutmak için hafızalarımızda yer almalıdır. Halihazırda yaşadığımız hayatı burnumuzdan getirmek için değil. Sürekli ramazan pilavı gibi ortaya dökmek, olayları parmağımıza dolamak, ruhsal açıdan takıntıları olan insanların yaptığı bir tavırdır. Sağlıklı bünye bu ve benzeri durumlarda, yoluna devam etmeyi sever. Geçmişte olanı bir kenarında bulundurur ama, ondan bilgi almak ve olası benzer sıkıntıları yaşamamak için tecrübelerden istifade etmeyi seçer.
…ve gelecek…
Gelecek ise, adı üzerine inşallah bir gün “gelecek”… yani henüz ortalıkta yok… zaman ilerledikçe gelecek de bir gün gelecek J
Tam da bu nedenle gelecekle ilgili abartılı duygular yaşamak, abartılı planlar yapmak, gelecek için günümüzü zorlayan yatırımlar yapmak, zaman içinde ruh sağlığımızı bozmaya başlıyor.
…derken her iki uç noktada yanlışlık yapan insanların sayısı artıyor. Ve bu kişilerden gelen maillerin sayısında da artışlar olmaya başlıyor.
Kimisi geçmişine takılmış… bir türlü ordan çıkıp da bugüne gelemiyor….
Kimisi de geleceğe takılmış… her şey gelecek için… nefes almasının anlamı bile gelecek olmuş… bugünü yaşayamıyor…
Sonuç…?
Her iki halde bulunan insan da aynı ortak sorunu paylaşıyor… BU GÜNÜ YAŞAYAMAMAK…!

Oysa ki –ilginçtir- geçmişimizden ve geleceğimizden sorumlu değiliz. Geçmişte hatalar yapmış olabiliriz… türlü hatalar… bugün bu yanlışların farkına varmışsak ve benzer sıkıntıları yaşamamaya özen gösteriyorsak, geçmişin bizi rahatsız etmemesi gerekir. Ve geçmiş gelip de öyle arabesk içerikli Türk filmlerinde olduğu gibi yakamıza yapışmaz. Diyelim ki yapıştı… o zaman da “Evet… bir dönem o söylediğiniz hatayı yapmıştım… artık yapmıyorum…” diyerek yolumuza devam etmemiz gerekir.

Bununla birlikte geleceğin bize neler getireceğini de bilemeyiz. Çünkü “gayb”dır. Elimizde küre yok ki başımıza ne geleceğini bilelim. Ortalama doğru olduğuna inandığımız ve aklımızı devrede tutarak, güvendiğimiz insanlardan da destek aldığımız kararlarla yolumuza devam ederiz. İyi ve güzel bir sonuçla karşılaşırsak seviniriz. Olumsuz bir durumla karşılaşırsak da “Hayyy Allah… demek ki seçtiğim yolun böyle de bir getirisi oldu… neyse bunu düzeltmek için ne yapabilirim acaba…?” diye yine yolumuza devam etmeye çalışırız.
Aksi halde “arada derede kalan bir psikoloji”yle hareket etmiş oluruz ki, son derece sinir bozucu bir durumdur.

Ortalama gelen sorular şöyleydi sevgili okurlar… “…geçmişte falanca gibi bir zorluğum oldu… aslında olaylar düzeldi ama ben hala aradan 10 yıl geçmesine rağmen unutamadım….”
Veya… “…bütün gücümle gelecek için çalışıyorum ama yine de mutlu olamıyorum…”

Geçmişte yaşayıp da, aşağıdaki marketten aldığı bir külah dondurmanın keyfini çıkaramamak ne kadar büyük bir yanlışsa; kendisini, daha ne olacağı belli bile olmayan geleceğine kilitleyip, karnının acıktığının dahi farkında olmadan aç acına deliler gibi çalışıp, bir çikolatayla “Ohhh be işte hayat bu…” diyememek de bir o kadar yanlışlıktır...
Sevgiyle kalın… bugününüz için bir şeyler yapmayı unutmayın…

Mehtap Kayaoğlu

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd><img>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

Anket

Televizyonda dizi izlerken en çok neye dikkat edersiniz:

Son yorumlar

lezzet vadisi

Son konular

- Diyanet Rüya Tabirleri Kitabı
- Deri Pantolon Kombinleri 2013-2014
- Faizsiz Evlilik Kredisi Nasıl Alınır,Kimlere Verilir
- Bitkisel Doğal Parfüm ve Masaj Yağı Yapılışı Seda Sakacı
- En Çok Yapılan Makyaj Hataları
- Polikistik Over Hastalarına Özel Diyet
- Mihrimah Sultan'ın Hayatı
- Zayıflatan Baharatlar
- Çikolata Kisti Artık Korkutmayacak
- Yağ Yakici Besinlerle Kolay Kilo Verin
- Adet Düzensizliği Nedenleri
- Metabolizmanız Yavaş mı Çalışıyor
- Diyanet'ten Anne Sütü Bankası Yorumu
- Çocuk Gelişimi İçin Önemli OLan Vitaminler
- Hurma Zayıflatıyor mu
- Topuklu Ayakkabı Giymenin Zararları
- Kıvırcık Saçlara Bakım Nasıl Yapılır
- Kış Aylarında Saç Bakımı Nasıl Yapılır
- Sharon Stone Diyeti
- Aldatma ve Aldatılma Psikolojisi
- Vajinasız Doğan Kız Çocukları Tedavi Edilebiliyor
- Uzun ve Düz Saçların Bakımı Nasıl Yapılır
- Tüp Bebek Kaç Kez Denenir
- Ofiste Çalışanlara ÖZel Makyaj Önerileri
- 3 Günde 1 Kilo Vermek İstermisiniz
- Dr. Ayça Kaya'dan Yeni Yıl Diyeti
- Kadınlar Artık Zengin Eş İstemiyor
- Müzik ve Video Oynatma Özellikli LCD Ekranlı Parfüm Şişesi
- Regl günü nasıl hesaplanır
- Her Ay Bir Beden İncelmek İstermisiniz
- Erkekler Hangi Kadınlardan Korkuyor
- Diyet Yaparken Yapılan Hatalar Kilo Vermeyi Engelliyor
- T.C. Kimlik No Doğrulama
- T.C. Kimlik Numarası Sorgulama
- Medeczane SGK E-Reçete Girişi
- Önemli Linkler
- Nişanlılık dönemi çok uzun sürmemeli !!!
- Karbonhidrat Kısıtlaması Daha Çabuk Kilo Verdiriyor
- Susam Yağı İLe Saç Bakımı
- Polikistik Over Nasıl Anlaşılır