Kadınların psikolojisi

Her insanın kişiliğinin şekillendiği ilk okulu aile hayatıdır ve ilk öğretmeni de annesidir.

Bu nedenle kadının psikolojisinin hiçe sayıldığı aile ve toplum hayatında sağlıklı bireylerin yetiştiğini iddia etmek pek de doğru değildir.

Öncelikle kadının biyolojik, psikolojik ve sosyal yapısını tanımak ve ona göre yaklaşım tarzı geliştirmek gerekecektir.

Kadınlar Nelerden Hoşlanır

•Kadınların erkekler konusunda en çok dile getirdikleri yakınma, erkeklerin onları dinlemediği ve anlamadığı hususudur.

•Kadının ilişkideki önceliği, paylaşmak ve yakınlık hissetmektir.

Evlilik Nedir?

Evlilik Nedir?

Evet sizce evlilik nedir?
Size neyi ifade ediyor?
Bu soruların cevabı o kadar kişisel ki her cevap kendince doğrudur diye düşünmekteyim.
Bir bilen, pardon Melih Cevdet'e sormuşlar "evlilik nedir" diye.
''Eskiden demiş, kız tarafının ve oğlan tarafının ailesi bir araya gelir, yeni çiftin kuracağı yuva için beraber hazırlık yapılır, beraberce yeni ev düzülürdü.
Tabi o zamanlar evler genelde bahçe içinde müstakil evlerdi.
O yüzden buna "evlenmek" denirdi.

Kadınların peşini bırakmayan 6 hastalık!

Yeditepe Üniversitesi Hastanesi uzmanları, kadınlara özel sağlık rehberi hazırladı. Kadınların, özellikle 6 hastalık hakkında bilgi sahibi olmaları gerektiğini belirten uzmanlar, şu uyarılarda bulundu…

Dr. Muzaffer Değertekin, kadınlarda kalp krizi görülme sıklığının sanılanın aksine erkeklerden az olmadığını belirterek kadınlara önerilerde bulunuyor:

“Özellikle 60 yaşından sonra kadınlar erkeklerle eşit duruma gelmektedirler. Bunun yanında kadınlarda olumsuzluk hastalığın tanınması ve tedaviye yanıtta da devam etmektedir. Araştırmalar, ilk kalp krizini izleyen 1 ay içinde ölüm riskinin, 6 ay içinde de ölüm riski ve yeniden hastaneye yatma gereksiniminin erkeklere göre kadınlarda daha yüksek olduğunu göstermektedir.

Diyette salatanın yeri...

Salatanın içindeki sos ve yağ miktarına dikkat edilmelidir. Bazı salatalar hamburger ve patates kızartmasından oluşan bir mönüden daha fazla kalori içerebilir...

Diyet deyince pek çok kişinin aklına hemen salatalar geliyor.

Gerçekten de salatalar günlük beslenmemizde oldukça önem kazandı. Özellikle dışarıda yemek yerken pek çok kişinin ağırlıklı seçimleri arasında yer alıyor. Peki gerçekten salataların diyette önemli bir rolü var mı? Nasıl daha sağlıklı bir şekilde tüketebiliriz? Bu soruların cevabını yine Beslenme ve Diyet Uzmanı Dilara Acımış Koçak'tan alıyoruz.

Kalorisi düşüktür

Kilo almak mı istiyorsunuz ?

Uzman diyetisyenler kilo alma sorunu yaşayanların vücut yağı çok az olduğu için hızlı metabolizmaya sahip oldukalrını ve yediklerini çabuk yakıp kilo almakta zorlandıklarından bahsederler. Az kilonun sosyal ve psikolojik sorunlkara neden olabildiğini de belirtiyorlar.

Normal kilonun altında olan bir kişi beğenilme ve kıyafet seçiminde tahmin edilenden çok daha fazla stres alıyor olabilir. Zayıf olmak az bresin tüketimine bağlıysa veya çok yemeye rağmen kilo alınamıyorsa farklı sorunların habercisi olabilir. Mesela zayıf kadınlarda kadınlık hormonu bu durumdan olumsuz etkilenerek adet düzensizliklerine neden olabiliyor.

En Çok Genç Erkekler Şikayetçi

Kilo almayan kişilerde saç dökülmesi, tırnak kırılması, uyku hali,

Iştahınizi kesmenin yollari

Gün içinde sık ve az öğünler yemenin, iştahın kontrolden çıkmasını önlemenin en kolay yolu olduğu kaydediliyor.
Beynin, vücutta enerjinin azaldığını fark eder etmez açlık hissetmeye yol açan kimyasal maddeler salgıladığını belirten uzmanlar, "Ancak beynimizin bu kimyasal maddeleri salgılayan kısmı, aynı zamanda duyguları da kontrol ediyor. İşte, sıkıldığımız veya kendimizi kötü hissettiğimizde hemen buzdolabına koşmamızın başlıca sebebi bu. Ayrıca yemeklerin tadı, kokusu veya görüntüsü de açlık duygusuna sebep olabiliyor."

Sık ve az yiyin

Fast Fost Yiyecekler!


İngiltere’de bir grup bilimadamı, fast food restaurantlarındaki menülerin aşırı miktarda tuz içerdiği uyarısında bulundu.

“Fast food yiyecekler neredeyse deniz suyu kadar tuzlu” diyen uzmanlar, aileleri özellikle çocuklarının sağlığı konusunda dikkatli olmaya çağırıyor.

İngiltere’de bir sağlık grubu oluşturan 22 bilimadamı, bazı büyük fast food zincirlerinin menüleri üzerinde yaptığı araştırmanın raporunu yayımladı. Rapora göre, fast food restoranlarındaki pek çok yiyecek çok yüksek miktarda tuz içeriyor.

Başarılı Türk kadınlarının sayısı hızla artıyor

Almanya'da çeşitli meslek dallarında mensup Türkler'in fotoğrafını yayımlayan ve her bir sayfada bir başarılı Türkün tanıtıldığı gazetede, Almanya'da yaşayan Türklerle ilgili haberlere de yer verildi.

Gazetenin "editorial" kısmında ise gelecekte Almanların "bu Türklerden" konuştukları onların zaman kim olduğunu anlamaları için bugünkü gazeteyi bu şekilde hazırladıkları ifade edildi.Haberde, Almanya'da 4 kuşak Türk yetiştiğine dikkat çekilirken, haberin içinde verilen istatistiklerde Almanya'da 6,75 milyon yabancının yaşadığı, bunların çoğunluğunu Türkler'in oluşturduğu belirtildi.

Almanya'daki Türklerin tarihiyle ilgili haberde, Almanya'ya 1961'den sonra gelen Türklerin para kazanarak Türkiye'ye geri dönmeyi umduğunu, ancak "misafir işçi" olarak gelenlerin göçmen olduğunun geç anlaşıldığı ve bu tarihten sonra "bazı sert manşetlere rağmen büyük ölçüde başarılı bir göçmen hadisesi yaşandığı" belirtildi.

Gönül Ne Çay İster Ne Kahve...

Güneşin ilk ışıklarıyla ayaktasınız. Daha yüzünüzü yıkamadan çay suyunu koyarsınız ocağa…

Aceleyle çıktınız evden, işe vapurla gidiyorsunuz. Denizi seyrederek demli bir çayı yudumlamanın keyfi bir başka olur. Hele de yanında sıcak bir simit varsa tadına doyum olmaz…

Uzun süredir görmemişiz arkadaşımızı, ahbabımızı “Bir çayımı içmeden bırakmam bir yere” deriz. İçmeden giderse de “alacağın olsun, bir çay, kahve bile içmeden kalktın, bunu saymam yine beklerim”.Çoğumuz neredeyse böyle diyalogları kim bilir günde kaç kere yaşıyoruz. Dostluklarımızı hep çay, kahveyle özdeşleştirmişiz. Eğer onları içmeden giderse de sitem edip, küsmüşüz. Eskilerin dediği gibi; “

Ana Kucağı Mucizesi!


İngiltere Bio Medikal Pediyatrik Merkezi bilimsel araştırmalar merkezi tarafından yapılan araştırmaya göre annenin bebeğine sarılması tıpkı doğal bir ağrı kesici gibi. Araştırmaya göre, bebeğin herhangi bir ağrısı ya da hastalığı varsa annenin bebeğine sarılması sonucu oluşan temas sayesinde bebeğin daha kolay ya da daha kısa sürede iyileştiği ortaya çıktı. Araştırma ile doktorların bebeklerin yakalandıkları hastalıklar karşısında ilaç yerine annelere bu yolu denemelerinin önerilebileceği belirtiliyor.

Araştırma esnasında annelerin bebeklerine sarıldığı anda bebeklerin yüz ifadesi, kalp atışı, kandaki oksijen hareketleri gibi biyolojik yapıları gözlendi. Araştırmada anne ve 28 ile 31 haftalık bebekler üzerinde bilimsel deneme yapıldı ve bebeğin anne kucağında olduğu ve kucağında olmadığı anlarda bebekteki kan oranları ölçülüp, örnekler alındı.

sponsorlu bağlantılar

Anket

Televizyonda dizi izlerken en çok neye dikkat edersiniz:

Son yorumlar

Son konular

nid)); if ($sebil=='') $sebil = 'node/'.$term->nid; echo ' - '. $term->title .'
'; } ?>
İçeriği paylaş