KORKU

warning: Creating default object from empty value in /home/kadin/domains/kadinpenceresi.com/private_html/modules/taxonomy/taxonomy.pages.inc on line 33.

Sık sık çal kalbinin kapısını...

Yaşamayı unutarak yaşıyoruz. Gözlerimizin içine içine bakan hayatın
neresindeyiz çok zaman? Size, gözlerini (yerinden) oynatırcasına bakan bir
çocuğa bakmadan bir adım atabilir misiniz! Kaç çocuk bakışı her an bir
köşebaşından sana.
Her an kaç aşk bakışıyla bakar yaşamak sana... Bunu bir söyleyen olmadı
mı Allah aşkına? Nefeslerin söylemiştir de; duymamışsındır. Duymamışsındır;
günün gecenin selamını. Oldu mu şimdi! İşin ne senin öyle koşturuyorsun
da... Ne çocukların gözyaşını silmeye gücü yetiyor yaptığın işler, ne de bir
annenin feryadını dindirmeye...
*

Kadınları hasta eden endişeler...

Kadınları hasta eden endişeler...
Kadınlar erkeklerden iki kat fazla endişe ve heyecan duygusuna sahip.
Kadınlar en çok çocukları, ailesi, eşi, geleceği, işi ve ekonomik durumu için endişe duyuyor. Yapılan araştırmalar bu durumun hormonal ve sosyal beklentilerden kaynaklandığını ve tiroid bezinin de bu etkide rol oynadığını gösteriyor...

Yapılan araştırmalara göre kadınların endişeli haline hormonal farklılıklar ve sosyal beklentiler yol açıyor. Aynı zamanda bazı üretici hormonların örneğin progesteron ve östrojenin kaygıya neden olabildiği üzerinde duruluyor. Kaygıya neden olan bir diğer hormon da tiroid bezinden geliyor. Yani troidiniz çalışmıyorsa erkeklerden çok kadınlarda bu durum kaygıya neden oluyor.

İlk gece korkusu ve tedavisi

İlk cinsel deneyim, sonraki cinsel yaşamda en önemli belirleyici etkendir. İlk başarısızlıklar çiftin bütün cinsel hayatına yansır.

Balayı İmpotansı adı verilen ve halk arasında ilk gece korkusu olarak bilinen durum, yeni evlenen bazı çiftlerin ilk cinsel girişim denemelerinde başarılı olamamasıdır. Bu sorunu iki yönde incelemek gerekir...

1}Erkekten Kaynaklanması,

2}Kadından Kaynaklanması.

Fobilerin temelinde, aile ve çevrenin yanlış tutumları yatıyor.

Fobilerin temelinde, aile ve çevrenin yanlış tutumları nedeniyle çocukluk korkularının derinleşmesi yatıyor.

Çocukların korkularını hafife almanın veya 'nasıl olsa geçer' yaklaşımının doğru olmadığını ifade eden uzmanlara göre, korkuları ile alay edilen çocuklar içe kapanık, tedirgin, güçsüz ve pasif oluyor. Memory Center Nöropsikiyatri Merkezi'nden Psikiyatri Uzmanı Dr. Alper Evrensel, çocukların aşırı seslerden, gürültüden, karanlıktan, yükseklikten, hayvanlardan, yalnız kalmaktan, ebeveynden uzaklaşmaktan, yabancılardan korkabildiğini ifade etti. Çocuğun gelişiminin bir parçası olan bu korkuların normal olduğunu söyleyen Evrensel, korkuların çocuğun yaş düzeyi ile uyumlu ve orantılı olup olmadığına dikkat edilmesi gerektiğini bildirdi. Korkuların, anne-babanın uygun olmayan yaklaşımları nedeniyle belirginleşebildiğini anlatan Evrensel, şu örneği veriyor: "Suya girmekten korkan bir çocuğun alışması için havuza atılması çocuğun bir ömür boyu bu alanda korku

sponsorlu bağlantılar

Anket

Televizyonda dizi izlerken en çok neye dikkat edersiniz:

Son yorumlar

Son konular

nid)); if ($sebil=='') $sebil = 'node/'.$term->nid; echo ' - '. $term->title .'
'; } ?>
İçeriği paylaş