YAŞAMDA HAKLI OLMAYA ÇALIŞIRKEN…

Haklı olmaya çalışırken zaman ve zihinsel enerji harcarız…En büyük stresleri en küçük şeylerde haklı olmaya çalışırken ediniriz…Ehhh bizim haklı olduğumuzu ispat etmemiz aynı zamanda başkasının hatalı olduğunu ispat etmemiz anlamına da gelir.

Hiç kimse “Bana ne kadar hatalı olduğumu ve senin ne kadar haklı olduğunu gösterdiğin için teşekkür ederim.” Demez. Mutlu olmaya çalışarak geçireceğin zamanı haklı olmaya çalışarak geçirir, bir başka deyişle mutlu olmayı haklı olmaya bağlarız.

Nedense her şeye önce kendi açımızdan baktığımız kimsenin aklına gelmez. Size bir soru

“ Bir toplulukla resim çektirdiniz ve resmi inceliyorsunuz önce kime bakarsınız?”

Her gün bir başkası ile yarışır gibi yaşarız… Birilerinin önüne geçmek.. kazanmak.. vs hep başkalarının geçilmesine dayanır zaferlerimiz. Bizim çıkışımız bir diğerinin arkada kalması demek ama yine de öne çıkarız. Hep biz haklıyızdır, farklıyızdır ve tek başımıza bırakırız kendimizi sonra da mutsuz hissederiz.

İnternet vb.. gibi iletişim kanallarımız çeşitlenir. Her gün daha çok insanla görüşürüz. Kültürel alışverişler öyle hızlanır ki bize sunulandan ibaret sandığımız başka kültürlere hayranlık duyarız.

Bizi biz yapan değerlerin, kültürümüzün özelliği ve güzelliği üzerine yazılmış, çizilmiş öyle çok şey var iken en büyük iletişim kanalı olan televizyonlar sayesinde de aynı kültürü paylaştığımızı düşündüğümüz insanımızın arsız, huysuz, hırsızlığı üzerine o kadar çok şey gösterildiği bir ortamda kendi insanımıza ve kültürümüze yabancılaşmamıza da şaşırmıyorum.

Fiziksel ve zihinsel olarak yıllar önceki insanlar gibiyiz, onların sahip olduğu beyinlere sahibiz ama insan beyni son yıllarda bu kadar çok şeyle meşgul olunca doğal hayatı ve doğal güzelliklerin farkında olarak yaşamayı unutuyoruz, mutluluklarımızı kişilere, şartlara, olaylara, zamana bağlıyoruz ve erteliyoruz.

Günler böyle geçip giderken telaşa kapılıyoruz. Farkında olmadan geçirdiğimiz zamanlar yaşamadık gibi geliyor ve ne çabuk geçiyor günler deyip duruyoruz.

Öğrenilmiş çaresizliklerimiz çok ünlüdür sıkıştığımız yerde elimden gelen bu der çıkarız ya da başkalarına kızarız. Aslında içimizde biriktirdiğimiz çaresizliklerimiz bir vesile ile ortaya çıkar ve isyanlarımızın temeli oluverirler gizlice.

Kendimizi dışlanmış, itilmiş hissettiğimiz zamanlara da isyan eder gibi aynı kültürün diğer üyelerine baskın olmaya çalışırız. Bazen de topluma aykırı olmayı farklı olmakla karıştırırız.

Bazen birbirimizi korkularımız, keşkelerimiz vs.. benzeri deneyimlerle olumsuz etkilerken, bazen de birbirimizi pozitif düşünce ve duygularla olumlu etkiler, moral vererek bulunduğumuz bakış açılarını değiştirir, birbirimizi tamamlar ve hayatı iyi vakit geçirerek dolu dolu yaşamamızı da temin ederiz.

Biri ya da herhangi biri olmak yolunda küçük şeylerin bizi yavaşlatmasına izin vermediğimiz sürece, olumlu hedefler ve gayretler içinde olduğumuz sürece her zaman bir yol vardır.

Yolunuz açık şansınız bol olsun.

Sarp KAYA

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd><img>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

sponsorlu bağlantılar

Anket

Televizyonda dizi izlerken en çok neye dikkat edersiniz:

Son yorumlar

Son konular

nid)); if ($sebil=='') $sebil = 'node/'.$term->nid; echo ' - '. $term->title .'
'; } ?>