Modern Çağın Hastalığı: Hasta Bina Sendromu

Amerika’da özel Televizyon İstasyonunun bir bölümü New York’da yeni döşenmiş çok lüks bir binaya taşındığında herkes çok mutlu olmuş.Ama bir süre sonra çalışanların çoğunda ortak yakınmalar başlamış. Baş ağrısı, baş dönmesi, yorgunluk, nefes darlığı. Üstelik, televizyon çalışanları mensupları sanki sözleşmiş gibi hafta sonlarında bu yakınmaları kayboluyormuş. Verim düşmeye, insanların yakınmaları artmaya başlayınca yöneticiler durumu ciddi biçimde araştırmaya karar vermişler. Sonuçta bunun kapalı havalandırma sistemi, kapalı pencereler ve diğer enerji tasarrufu araçlarıyla daha da belirginleşen uluslararası bir problemin en belirgin örneklerinden biri olduğu anlaşılmış ve televizyonnun bu bölümü başka bir binaya taşınmak zorunda kalmış.

Medya devini yerinden eden bu uluslararası problem, dev plazalarda, lüks iş merkezlerinde çalışan milyonlarca insanı pençesine almış olan “hasta bina sendromu” diyor uzmanlar. Ve “hasta bina sendromu” - buna plaza hastalığı da diyebiliriz - çağdaş insanın yakasına yapışan kent hastalıklarından yalnızca birisi.

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi “hasta bina sendromu”nu “bina içi kirlilik” olarak tanımlıyor ve devam ediyor: “Bu sorunun gelişmiş ülkelerde insanların zamanlarının yüzde 95’ten fazlasını kapalı mekanlarda geçirdiği hesaba katıldığında, hemen hemen tüm insanları ilgilendiren önemli bir toplum sağlığı sorunu olduğu anlaşılır. Eskiden hava kirliliği deyince aklımıza sadece fabrikalar, yoğun trafik, sis gibi dış hava kirliliği gelirken, artık evler, bürolar gibi kapalı ortamların havasının da kirlenebileceğini ve sağlığımız için ciddi tehlikeler oluşturabileceğini biliyoruz.”

Bilimsel literatürde, binalarla ilişkilendirilen sağlık koşulları üç kategoriye ayrılıyor: Binayla ilişkili hastalıklar, hasta bina sendromu ve bunlarla ilişkilendirilen semptomlar.

Akıllı Binalar Nasıl Hasta Ediyor?

Bu devasa binalar sadece fizikler olarak etkilemiyor çalışanlarını. Isıtma ve havalandırma sistemlerinde yaşayan diğer belirli organizmalar, bir çok rahatsızlığa yol açabiliyor. Mantar, astım ve aşırı duyarlılık bunlardan bazıları. Bina havalandırma sistemlerinde nezle ve grip virüsleri bulunabiliyor. Hasta bina, yüksek seviyede insan sağlığına zararlı olabilecek kanserojen organik bileşikler içeren binalar için kullanılan bir tanım.

Akıllı binalar aynı zamanda sosyal ve psikolojik problemler de oluşturabiliyor. 1970´li yıllardan bu yana yapılan bu araştırmalar sonunda ulaşılan bir takım sonuçlar var:

Yüksek yapılar insanların korunma gereksinimine yeterince yanıt veremiyor. Alan daralmasıyla birlikte kendini kısıtlanmış hisseden insan saldırgan bir yapı kazanıyor. İnsanlar birbirlerine ve yaşadıkları çevreye zarar veren eylemlere başvuruyorlar. Çok yüksek binalar yükseklik korkusunu da güçlendiriyor. Popüler bilimin yeni versiyonu olan bu buluşlarda pencere açılmadığı için verilen havanın yetmeyeceği hissinden kaynaklanan havasız kalma korkusu gibi geçici duygular yaşanabiliyor.

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd><img>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

sponsorlu bağlantılar

Anket

Televizyonda dizi izlerken en çok neye dikkat edersiniz:

Son yorumlar

Son konular

nid)); if ($sebil=='') $sebil = 'node/'.$term->nid; echo ' - '. $term->title .'
'; } ?>